Yıl 1920. Anadolu’da Milli Hareket olanca hızıyla devam ediyor.
Ülkedeki yokluk, burjuvaziyi de vurmuÅŸtur. Mekteb-i Sultani de eÄŸitim giderleri için sıkıntıya düşmüştür. Yine ana kaynağımız olan, 1868′den 1923′e Mekteb-i Sultani kitabına baktığımızda görüyoruz ki; Salih Arif bey, (okul müdürü) bu durum üzerine Fransız Sefaretine davet edilmiÅŸ, burada yapılan görüşmede, Fransa’nın Türklere ve Mekteb-i Sultaniye duyduÄŸu muhabbet hisleri dile getirilerek, mektebe yapılmak istenen yardımdan söz edilmiÅŸtir. Fransa, kendi ülkesinde dahi öğretmen sıkıntısı çekildiÄŸini, Bununla beraber Mekteb-i Sultani’ye öğretmen gönderme arzusunda olduÄŸunu belirtmiÅŸtir. Fransa yıllık 170.000 Frank ödemeyi teklif etmiÅŸ, teklif kabul edilmiÅŸtir.
Türkiye’yi ve Türkleri çok seven (!) Fransa aynı yıllarda, Antep’in GaziliÄŸine, MaraÅŸ’ın Kahramanlığına, Urfa’nın ise Şžanına vesile olacaktır. Güneyde kurÅŸun atan Fransız, nedense İstanbul’da çok yardımsever (!) bir yapıdadır.
6alatasaray camiası tarafından; Atatürk’ün Fransızcayı çok sevdiÄŸi, cephede bile Fransızca AÅŸk Romanları okuduÄŸu sıklıkla söylenir. Böylelikle Fransa-Atatürk iliÅŸkisi ispat edilir ve belgelenirse, 6alatasaray ve Atatürk iliÅŸkisi de ispatlanabilirmiÅŸ sanıyorlar herhalde. Peki ya Ulu Önder bu konuda ne demiÅŸ, bir bakalım:
Bursa’da 56 ncı Tümen Komutanı Bekir Sami Beyefendi’ye
Sivas, 10 Kasım 1919
Dostumuz Yok. Bu sıralarda politik durum o denli değişiyor ki, uzun süre için kesin bir ilke belirtmek olanağı yoktur. Bizim gördüğümüze göre, bugün İngilizler, ulusal örgütten, birlik oluşumuzdan iyice korkmaktadırlar. Doğrusu, bağımsız bir Türkiye, İngilizlerin hiç işine gelmez.
Fransızlar, ülkemizden olabildiÄŸince yararlanmak istiyorlar. BaÅŸlangıçta Yunanlıları bu düşünceyi başımıza bulaÅŸtırdılar. Ama İngilizlerin üstünlüğü karşısında bunun yeterli olmadığını görerek Adana dolaylarına yerleÅŸtiler. Şžimdi de anlaÅŸarak Urfa ile Antep’i iÅŸgal ediyorlar. Böylece biz, Fransızlarla İngilizleri birlikte saymak ve deÄŸerlendirmek zorundayız.
İtalyanlar kendi güçsüzlüklerini bildikleri için ülkemizin güçlenmesini istemezler. Ama, güçlü bir devletin koruyuculuğunu, yardımlarını da istemezler. Bu nedenle, bağımsızlığımız yanlısıdırlar. Yunanlıların, Fransızların işgallerine karşı onlar da Antalya dolaylarını elden çıkarmamaya çalışmaktadırlar. Amerikalılar, yurdumuzu gezdiler, gördüler. Sanırız yararımıza yazanak verdiklerine kuşku yoktur. Yalnız, bu maddeci, çıkarcı hükümetten büyük bir iş beklemek doğru değildir.
Bununla birlikte, sonuç olarak ÅŸunu belirteyim ki, hiçbirini tutmamalıyız. Hepsine amacımızı, açıkçası ülkemizin parçalanmasına olur vermeyeceÄŸimizi, devletimizin bağımsızlığını saÄŸlamak amacımız olduÄŸunu açıkça söylemeliyiz. Size, Yunanlıları İzmir’den çıkarın diyen Fransız, bunun öncelikle politik olarak, sonra bizim için, ÅŸimdilik olanaksızlığını bildiÄŸinden, doÄŸruluk göstererek, sevgi toplamak için söylemiÅŸtir. Haksız yerde Adana’da oturan, Ermenileri başımıza bulaÅŸtıran, ÅŸimdi de Urfa, Antep, MaraÅŸ’ı iÅŸgal eden hiçbir zaman dostumuz deÄŸildir.
Bugün dostumuz yoktur. Ancak, dostumuz ulusal birliğimiz, örgütümüzdür efendim.
Temsilciler Kurulu Adına
Mustafa Kemal
(Atatürk’ün KurtuluÅŸ Savaşı Yazışmaları 1 – Mustafa Onar – Kültür Bakanlığı Atatürk Dizisi)
Mustafa Kemal Atatürk’ten yandaki cevabı alan telgrafı çeken Bekir Sami Bey’in de Galatasaray Lisesi mezunu olduÄŸunu hatırlatalım.
Meraklısına Tarih Dersleri
bunu bılıyoruz butun dunya turkıye ıcı de dahıl fenerbahceye dusman degıllermı bu onların kanında var