Galatasaray neden halkın takımı değildir ?

1 Yorum

6alatasaray, Mekteb-i Sultani’de doÄŸmuÅŸ bir kulüptür. Ve lise kökenli bu camianın çözemediÄŸi en önemli sorun da ÅŸudur: Alaylı – Mektepli.. Öncelikli olarak 6alatasaray camiası bu sorununu çözmeli. Çünkü eÄŸer kulüp mektebinse, mektepli olmayanlar kimdir? Takıma destek verenler, aslında kime destek olmaktadır? 6alatasaraylılık duruÅŸu nedir? ”Kol kırılır, yen içinde kalır” dendiÄŸinde akla hangi camia gelir? Kol’un içinde kaldığı Yen “Mektep” ise, Liseli olmayanların konumu nedir? Halka açık olduÄŸu söylenen bir oluÅŸumda böyle bir içine kapanıklılığın mantığı nedir?

Biz söyleyelim… Halkın deÄŸil sadece bir zümrenin takımı olmanın ipuçlarıdır bunlar. Fenerbahçe gibi, gücünü halktan alan bir dev karşısında ezilmemek için, ülkenin her alanında beÄŸeni ve güç kazanmak için ”zümre takımı deÄŸiliz!” deseler de, gelenekleri, söylemleri ve en önemlisi kongreleri, sadece belirli bir topluluÄŸun takımı olduklarını gün gibi ortaya koyuyor.

Bu durumu en iyi şekilde anlatan örnek, kulüp başkanlığına gelmiş kişilerdir. Mektep dışından gelen, yani alaylı olan kişilere ne kadar rağbet edildiği ortada. Kulübü karşılıksız seven taraftarların istemediği birçok adayın başkanlığa tekrar tekrar gelmesi, diğer bir deyişle istifası yıllarca beklenen, büyük tepkiler ve protestolarda bulunulan kulüp başkanlarının daima mekteplilerce yeniden iktidara taşınması, bu konudaki en önemli gösterge. Bu kulübün asıl sahiplerinin tescili, tribünlerin yok varsayılmasıdır. Anlayana!

gs2.jpg

Demek ki, sokaktaki, tribündeki adam ne derse desin, ne yaparsa yapsın, mekteplilerin dediÄŸi oluyor 6alatasaray’da! Son üç yıldır, tribünlerde, medyada her türlü oluÅŸumlarda gönderilmesi, bir daha seçilmemesi için yapılan tüm kampanyalara raÄŸmen, sayın Özhan Canaydın, 25 Mart 2006 tarihinde 3. kez baÅŸkanlık koltuÄŸuna oturdu. Tıpkı ilk seçildiÄŸi kongrede de yaptığı gibi, büyük kentlerde bulunan ve adına ”6alatasaraylılar Evi” denen, 6alatasaray Liselilerin derneklerinde kendisini anlatması, kongreyi kazanması için yeterli oldu. Kendisini baÅŸka kimseye (taraftarlara) bir ÅŸey izah etmek zorunda hissetmedi, ne televizyonda, ne de tüm kongre üyelerini davet ettiÄŸi bir toplantıda kendini ve yapacaklarını anlatma ihtiyacı duymadı. Çünkü Lise’nin ve Liselilerin oyunu almak 6alatasaray BaÅŸkanı için yeterlidir. 6alatasaray’da Liseliler ne derse o olur. Taraftarın söz hakkı yoktur.

6alatasaray’ın halkın deÄŸil, mektebin takımı olduÄŸunu en iyi anlatan satırlar yine bir 6alatasaraylı (hem de 6alatasaray Spor Kulübü’nün 12 numaralı üyesi) olan RuÅŸen EÅŸref Ünaydın’a aittir. RuÅŸen EÅŸref, 1955 basımı, ”6alatasaray Hatıralarım” isimli kitabında bu durumu şöyle izah eder:

”6alatasaray, doÄŸuÅŸunun üçüncü yılı memleketin ilk birincisi iken, yani sürekli ÅŸanının en yüksek zamanındayken Fenerbahçe henüz bir yaşında idi. Şžu halde, Fenerbahçe doÄŸmuÅŸ da olsa 6alatasaray gene elbette ilk göz aÄŸrısı idi; en göz önünde durandı; fakat diyebiliriz ki o doÄŸuÅŸtan sonra pek en gözde olmadı. Çünkü 6alatasaray bir mektep idi; bir kültür ocağı. Onun kendine göre bir geleneÄŸi, daha yekpare tutumlu bir seviyesi, bir çerçevesi vardı… O, ÅŸehre kolay katılamazdı; ÅŸehir ona kolay sokulamazdı! Günün siyaseti, partinin tutması gibi ÅŸeyler ona pek iÅŸlemezdi. Yeni doÄŸan kardeÅŸ ise bir semti; doÄŸrudan doÄŸruya ÅŸehirden bir parça, o, ÅŸehirden her çevre ile daha ve girgin temas edebilirdi! Şžehir ona daha çabuk sokulabilir ve katılabilirdi! MeÅŸrutiyet’te iktidara gelen hükümet, diyelim; ” İtiyat ve Terakki” , mektepten, ocaktan çok semti tuttu; semti, yani ÅŸehri, ve her seviyeden bir kümeyi… Onun için dilediÄŸi muhitten üye ve oyuncu derleme geniÅŸliÄŸi de bu kolaylığa eklenince Fenerbahçe’nin itibarı da daha kısa zamanda yayıldı.”

Bütün bunlara raÄŸmen, mektepli olsun alaylı olsun bütün 6alatasaray Spor Kulübü taraftarları , iftiharla Mekteb-i Sultaniden bahsederler. Tarih alanında bu kadar iddialı (?) bir camianın güvendiÄŸi en önemli söylemlerden biridir; ”138 yıllık tarihi ( ya da 500 senelik tarihi ) olan bir camiayız” cümlesi. Bu cümlelerin altında 100. yıllara henüz ulaÅŸmış diÄŸer camialara bir fark atmak, büyüklük ve azametlerini uzun yıllara dayandırmak hevesi yatar. Büyüklüklerine ispat olarak, sık sık Lisenin tarihini ortaya koyarlar. Bizde kendi kitaplarını ve kaynakçalarını esas alarak bu geçmiÅŸe şöyle bir göz attık.

“Galatasaray neden halkın takımı deÄŸildir ?” haberine 1 yorum yapildi

  1. Gönderen: ahmet Tarih: Ekim 22nd, 2009 Saat: 15:24

    bu gerçegi örenin artık

Küfür içerikli yorumlarınız kabul edilmeyecektir. Lütfen bu kurala uyunuz.