Türkiye’de hiçbir şey gözüktüğü gibi değil. Mesela Fenerbahçe sürekli rakipleri tarafından siyasi yönetimlerce kayırılmakla suçlanır. Hatta son on yılda yaşananları da yine rakipleri tarihte olduğunu iddia ettikleri bu kayrılmaların intikamı olarak görür veya öyle lanse ederler.
Aslında bunun altında yatan Atatürk’ün Fenerbahçeli olması ve Kurtuluş savaşı sonrası milliyetçi dengelerin Fenerbahçe’ye duydukları sevgidir. Tabii bir de yine Cumhuriyetin ilk kurulduğu dönemde Fenerbahçe’nin o zamanki hükümet tarafından bütün Türkiye’de bir turneye çıkarılıp savaşta yararlılık gösteren sarı lacivertliler ile halkın bütünleşmesine gösterilen tepki de rol oynuyor.
Bu öylesine bir kompleks ki asla kendisi ile barışamıyor. Halbuki 1950’den sonra olanlar bütün bu görüntünün tersidir. Dikkat edin 1951 Federasyonun kuruluşu ve 1.Ligin başlayışıdır. 1950’lerde Demokrat Parti zamanında Fenerbahçe hiçbir mal ve mülk edinememiştir. Hatta Saraçoğlu sayesinde kulübün satın aldığı Fenerbahçe sahasına bir stat bile yapılamamıştır. Üstelik dönemin başbakanı Menderes’in verdiği bütün sözlere rağmen..
Peki o dönemde Galatasaray neler elde etmiştir. Bir kere Fenerbahçe Burnu’ndaki bir arsa Galatasaray’a tahsis edilmiştir. Galatasaray’ın ezeli rakibinin hemen yanındaki arsaya sahip olmak istemesi bile manidardır. Hangi güçle buraya sahip olmuştur? Biraz dürüst olanlar buna cevap versin.



Meraklısına Tarih Dersleri